İnceleme

Dil Hurafeleri

    6 Ağustos 2026

Kitap, Kemal Ateş’in, Türk Dil Kurumu, imla hataları ve Türkçe’nin dünü ve bugününü konu alan denemelerinden oluşuyor. Bu denemelerin bir çoğunda sokakta, gazetede, televizyonda rastladığı bozuk Türkçe ifadelerden yakınan Kemal Ateş, bu hataları düzeltiyor ve okurunu uyarıyor. Kitapta TDK’ya, çeşitli yazarlara, gazetecilere yöneltilmiş eleştiriler de mevcut.

Kitapta öne sürdüğü görüşleriyle Kemal Ateş, Anadolu’da konuşulan kelimeleri, deyimleri ve bilumum ifadeleri yeniden Türkçe’ye kazandırmamız, Türkçe’nin zengin ek yelpazesini, kelime birleştirme kabiliyetini kullanarak yeni kelimeler türetmemiz ve tarama, derleme sözlüklerine başvurarak ölü kelimeleri yeniden hayata döndürmemiz gerektiğini savunuyor.

Fakat kitap boyunca bir rahatsızlık hissetmemek elde değil. Örneğin sırf kökü itibarıyla Türkçe olduğundan “Götelek” kelimesini ilahi bir ilham olarak gören yazarımız, tarih boyunca Türklerin kendi iradeleriyle diline kattığı Arapça, Farsça kökenli kelimelere karşı cephe almış. Dil dediğimiz, belli merkezlerin, kurumların, insanların elinde devamlı cerrahi müdahalelere uğrayacak, duruma göre kelimeleri, kuralları değiştirilecek, tarih algımıza göre dönüştürülecek bir araç mıdır? Yazar, “Önce dil sonra kurallar gelir” demesine rağmen kitap boyunca Türkçe’nin yakasını bir türlü bırakmıyor! Dünya’nın kadim kültürleri ile kaynaşmak ve zenginleşmek varken, neden kulaklarımızı yabancı kelimelere kapatıyoruz? Bir dilin gücü aynı zamanda başka dillerin ifadelerini bünyesine katabilmesinden gelmez mi?

Yazarın dilin doğru kullanımı konusundaki hassasiyetine saygı duysam da, fikirlerini yanlı, dayatmacı ve müdahaleci buldum. Türkçemizi doğru söyleyelim, doğru yazalım ama biraz da rahat bırakalım. Yazarın bayıldığı götelek-vari kelimeler dil üretim merkezlerinden çıkmadı, bunlar halkın kendi icadı. Bu noktada bize düşen bu ifadeleri kayıt altına almak, yazmak ve konuşmak. Yoksa “Ben bu dili beğenmedim, değiştireceğim!” demenin bir nevi ukalalık olduğunu düşünüyorum.

Özetle kitapta Türkçe’de çokça yapılan hatalara ve Türkçe’nin mahiyetine dair tartışmaları okuyoruz. Dile meraklı okurların ilgisini çekebilir.

6 Ağustos 2026

Yorumlar

Henüz yorum yok!

Hakkımda